Neue Fischfangquoten: Schweden fordert strengere Regeln/İsveç Balıkçılık Kotalarında Daha Sıkı Kurallar İstiyor

Die EU-Fischereiminister haben sich auf die Fangquoten für die Ostsee im Jahr 2027 geeinigt. Während die Fangmengen für mehrere Fischarten steigen dürfen, setzt sich Schweden für strengere Beschränkungen ein. Die Regierung in Stockholm warnt vor den weiterhin gefährdeten Fischbeständen und fordert eine schnellere Erholung des Ökosystems.

Bei den Verhandlungen setzte sich Schweden nach eigenen Angaben für die restriktivste Position aller Mitgliedstaaten ein. Ziel war es, die Fangquoten möglichst niedrig zu halten und insbesondere die Bestände des Ostseeherings langfristig zu schützen.

Die nun erzielte Einigung sieht dennoch höhere Fangmengen für verschiedene Arten vor. Nach Angaben des EU-Rates steigt die zulässige Fangmenge für Hering in der zentralen Ostsee um 71 Prozent gegenüber 2026. Im Bottnischen Meerbusen beträgt die Erhöhung zwölf Prozent.

Auch die Fangquote für Sprotten wird um 44 Prozent angehoben. Für Hering im Golf von Riga ist eine Erhöhung um elf Prozent vorgesehen.

Schweden wollte niedrigere Fangquoten

Schwedens Minister für ländliche Angelegenheiten, Peter Kullgren, erklärte:

„Schweden hat erneut von allen Ländern die restriktivste Linie vertreten. Ohne unsere aktive Beteiligung während der gesamten Verhandlungen wären die Quoten deutlich höher ausgefallen. Wir hätten uns noch vorsichtigere Quoten gewünscht, doch dafür gab es keine ausreichende Unterstützung. Die beschlossenen Quoten werden zu einem Wachstum der Heringsbestände führen.“

Die schwedische Regierung betont, dass die vereinbarten Fangmengen für Ostseehering in der zentralen Ostsee und im Bottnischen Meerbusen unter den wissenschaftlich empfohlenen Spannen liegen.

Nach den zugrunde gelegten Prognosen könnte die Biomasse des Heringsbestands in der zentralen Ostsee im kommenden Jahr um 13,5 Prozent wachsen. Für den Bottnischen Meerbusen wird ein Zuwachs von mehr als einem Prozent erwartet.

Diese Werte sind Prognosen und keine bereits eingetretenen Bestandsverbesserungen.

Dorschfang bleibt stark eingeschränkt

Die Bestände des Dorsches in der östlichen und westlichen Ostsee befinden sich weiterhin in einem schlechten Zustand.

Deshalb bleibt die gezielte Dorschfischerei untersagt. Die Fanggrenzen für unvermeidbare Beifänge werden auf dem Niveau von 2026 belassen. Auch das Verbot der Freizeitfischerei auf Dorsch bleibt bestehen.

Für Scholle ist dagegen eine Erhöhung der Fangquote um drei Prozent vorgesehen. Die Fanggrenzen für Lachs bleiben weitgehend unverändert.

Ausnahmen für kleine Fischereibetriebe

Schweden erreichte außerdem, dass die traditionelle kleinräumige Heringsfischerei für den menschlichen Verzehr im Öresund unter bestimmten Bedingungen fortgesetzt werden kann.

Auch die begrenzte Freizeitfischerei auf gezüchteten Lachs bleibt möglich.

Damit versucht die EU, den Schutz gefährdeter Fischbestände mit den wirtschaftlichen Interessen der Küstenregionen zu verbinden.

Die neuen Regelungen sollen ab 2027 gelten. Die politische Einigung muss noch in die entsprechenden Rechtsvorschriften überführt werden.

Die Entscheidung zeigt zugleich, wie schwierig es bleibt, den Schutz der Ostsee mit den Interessen der europäischen Fischereiwirtschaft in Einklang zu bringen.

İsveç Balıkçılık Kotalarında Daha Sıkı Kurallar İstiyor

Avrupa Birliği balıkçılık bakanları, Baltık Denizi’nde 2027 yılında uygulanacak avlanma kotaları üzerinde anlaşmaya vardı. Bazı balık türlerinde avlanma miktarlarının artırılması kararlaştırılırken İsveç, daha düşük kotalar uygulanması için mücadele etti. Stockholm yönetimi, balık stoklarının korunması ve Baltık Denizi’ndeki ekolojik dengenin yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı.

Avrupa Birliği Tarım ve Balıkçılık Konseyi, gerçekleştirdiği görüşmelerde Baltık Denizi’nde gelecek yıl uygulanacak balıkçılık kotalarını belirledi.

İsveç hükümeti, müzakerelerde en sıkı sınırlamaları savunan ülke olduğunu açıkladı. Özellikle Baltık Denizi’ndeki ringa balığı stoklarının korunması için avlanma miktarlarının mümkün olduğunca düşük tutulmasını istedi.

Ancak AB ülkeleri arasında varılan anlaşmayla bazı balık türlerinin avlanma kotaları artırıldı.

Ringa balığında yüzde 71 artış

Avrupa Birliği Konseyinin açıkladığı karara göre, Baltık Denizi’nin orta kesiminde ringa balığı avlanma kotası 2026 yılına kıyasla yüzde 71 artırılacak.

Botni Körfezi’nde ringa balığı kotası yüzde 12, Riga Körfezi’nde ise yüzde 11 yükselecek.

Çaça balığı için belirlenen avlanma kotasında da yüzde 44 artış yapılacak.

AB Konseyi, bu kararların bilimsel değerlendirmeler, deniz ekosisteminin korunması ve balıkçılık sektörünün ekonomik geleceği dikkate alınarak alındığını bildirdi.

İsveç Bakanı: Daha düşük kotalar istiyorduk

İsveç Kırsal İşler Bakanı Peter Kullgren, alınan kararı değerlendirirken şu açıklamayı yaptı:

“İsveç, bir kez daha bütün ülkeler arasında en kısıtlayıcı yaklaşımı savundu. Müzakerelerin tamamında aktif biçimde yer almasaydık kotalar çok daha yüksek olacaktı. Daha ihtiyatlı kotalar belirlenmesini isterdik ancak bunun için yeterli destek bulunamadı. Kararlaştırılan kotalar ringa balığı stoklarının büyümesini sağlayacak.”

İsveç hükümetine göre, Baltık Denizi’nin orta kesimi ve Botni Körfezi için belirlenen ringa balığı kotaları, Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyinin (ICES) bilimsel tavsiyelerinde yer alan aralıkların altında tutuldu.

Bilimsel tahminlere göre yeni kotalarla birlikte gelecek yıl Baltık Denizi’nin orta kesimindeki ringa balığı stoklarının biyokütlesinde yüzde 13,5 oranında artış bekleniyor.

Botni Körfezi’nde ise artışın yüzde 1’in üzerinde olacağı öngörülüyor.

Bu oranlar gerçekleşmiş artışları değil, gelecek yıla ilişkin bilimsel tahminleri ifade ediyor.

Morina avcılığına yasak devam edecek

Baltık Denizi’nin doğu ve batı kesimlerindeki morina balığı stoklarının durumu ise ciddi olmaya devam ediyor.

Bu nedenle morina balığının hedefli olarak avlanmasına yönelik yasak sürdürülecek. Diğer balık türlerinin avlanması sırasında istemeden yakalanan morinalar için belirlenen sınırlı kotalar 2026 seviyesinde kalacak.

Amatör balıkçılık kapsamında morina avlanması da yasak olmaya devam edecek.

Öte yandan pisi balığı kotası yüzde 3 artırılırken somon balığına ilişkin avlanma sınırları büyük ölçüde değişmeyecek.

Küçük balıkçılara özel düzenleme

İsveç’in girişimleri sonucunda, Öresund Boğazı’nda insan tüketimine yönelik geleneksel küçük ölçekli ringa balığı avcılığının belirli koşullarla sürdürülmesine izin verildi.

Yetiştirilmiş somon balıklarının sınırlı şekilde amatör balıkçılık kapsamında avlanması da mümkün olacak.

Bu düzenlemelerle kıyı bölgelerindeki küçük balıkçılık işletmelerinin ekonomik faaliyetlerinin korunması hedefleniyor.

Avrupa Birliği, bir yandan denizlerdeki balık stoklarının yeniden güçlenmesini sağlamaya, diğer yandan balıkçılıkla geçinen kıyı topluluklarının ekonomik geleceğini güvence altına almaya çalışıyor.

2027 yılında uygulanması planlanan yeni kotalara ilişkin siyasi anlaşmanın resmî mevzuata dönüştürülmesi gerekiyor.

Alınan karar, Baltık Denizi’nin korunması ile balıkçılık sektörünün ekonomik çıkarları arasında denge kurulmasının Avrupa’da önemli bir tartışma konusu olmaya devam ettiğini gösteriyor.

#Schweden #Fangquoten #Ostsee #Fischerei #Meeresschutz #İsveç #BalıkçılıkKotaları #BaltıkDenizi #DenizEkosistemi #SürdürülebilirBalıkçılık