UNESCO stärkt junge Menschen digital/UNESCO’dan Dijital Gelecek Adımı

Die UNESCO will Kinder und Jugendliche besser auf die Herausforderungen der digitalen Welt vorbereiten. Dazu soll bis November 2027 eine internationale Empfehlung erarbeitet werden, die sich mit den Auswirkungen digitaler Technologien und Künstlicher Intelligenz auf junge Menschen befasst. Im Mittelpunkt stehen kritisches Denken, selbstbestimmte Entscheidungen und die Möglichkeit, digitale Entwicklungen aktiv mitzugestalten. Der UNESCO-Exekutivrat hat zugestimmt, das Verfahren zur Ausarbeitung der Empfehlung zu beschleunigen.

Kritisches Denken im digitalen Alltag stärken

Digitale Anwendungen und Künstliche Intelligenz verändern zunehmend die Art und Weise, wie Kinder und Jugendliche lernen, Informationen nutzen und ihre Kreativität entfalten. Die UNESCO will deshalb gemeinsame internationale Maßstäbe entwickeln, die jungen Menschen Orientierung geben und ihre Fähigkeit stärken, digitale Inhalte eigenständig zu beurteilen. Dabei geht es nicht allein um den Schutz vor möglichen Risiken, sondern auch um die Frage, wie Kinder und Jugendliche digitale Technologien bewusst und verantwortungsvoll nutzen können.

Der Exekutivrat der UN-Organisation für Bildung, Wissenschaft, Kultur und Kommunikation hat dem Vorschlag von UNESCO-Generaldirektor Khaled El-Enany zugestimmt, die Arbeiten an einer entsprechenden völkerrechtlichen Empfehlung zu beschleunigen. Diese soll insbesondere die Folgen digitaler Anwendungen und Künstlicher Intelligenz für das Lernen, die Kreativität und die Entwicklung einer eigenen Urteilsfähigkeit untersuchen. Ein zentrales Anliegen ist es, junge Menschen dazu zu befähigen, Informationen und KI-generierte Ergebnisse kritisch zu hinterfragen.

Gemeinsame Verantwortung für die digitale Zukunft

Maria Böhmer, Präsidentin der Deutschen UNESCO-Kommission, betont, dass Kinder und Jugendliche nicht nur geschützt, sondern auch aktiv gestärkt und an Entscheidungen beteiligt werden müssen.

„Kinder und Jugendliche brauchen in digitalen Räumen wirksamen Schutz. Vor allem aber müssen wir sie stark machen: Sie sollen Informationen und KI-Ergebnisse kritisch hinterfragen, selbstbestimmt entscheiden und die digitale Welt aktiv mitgestalten können. Politik, Eltern, Bildungseinrichtungen und Digital-Unternehmen tragen dafür gemeinsam Verantwortung. Wir müssen jungen Menschen Wissen und Werte vermitteln und sie an den Entscheidungen über Technologien beteiligen, die ihr Leben und ihre Zukunft prägen.“

Mit diesem Ansatz verbindet die UNESCO den Schutz junger Menschen mit ihrem Recht auf Beteiligung. Politik, Familien, Bildungseinrichtungen und Technologieunternehmen sollen gemeinsam dazu beitragen, dass Kinder und Jugendliche die notwendigen Kenntnisse und Fähigkeiten für einen selbstbestimmten Umgang mit digitalen Angeboten erwerben. Zugleich soll ihre Perspektive bei Entscheidungen über Technologien berücksichtigt werden, die ihren Alltag und ihre Zukunft beeinflussen.

Verabschiedung für November 2027 vorgesehen

Die nächsten Schritte sind bereits festgelegt. Bei einer außerordentlichen Sitzung der UNESCO-Generalkonferenz im Januar 2027 soll zunächst der formale Auftrag zur Ausarbeitung der Empfehlung erteilt werden. Anschließend werden die Mitgliedstaaten schriftlich über den Entwurf beraten. Im Sommer 2027 ist eine einwöchige Verhandlungsrunde in Paris geplant, bei der die Staaten den Text im Detail abstimmen sollen.

Die Verabschiedung der Empfehlung ist für die reguläre UNESCO-Generalkonferenz im November 2027 vorgesehen. UNESCO-Empfehlungen formulieren international vereinbarte Standards und dienen den Mitgliedstaaten als Orientierung für ihre nationale Politik. Welche konkreten Leitlinien schließlich beschlossen werden, hängt von den anstehenden Verhandlungen ab. Die Deutsche UNESCO-Kommission will Öffentlichkeit und Fachwelt über den weiteren Verlauf des Verfahrens informieren.

UNESCO’dan Dijital Gelecek Adımı

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), çocukların ve gençlerin dijital dünyada daha bilinçli, bağımsız ve etkin bireyler olarak yer almasını sağlamak amacıyla uluslararası bir tavsiye kararı hazırlıyor. Kasım 2027’ye kadar tamamlanması hedeflenen çalışma, dijital teknolojilerin ve yapay zekânın öğrenme, yaratıcılık ve eleştirel düşünme üzerindeki etkilerini ele alacak. UNESCO, gençlerin yalnızca dijital ortamlardaki risklerden korunmasını değil, teknolojik gelişmeleri sorgulayabilmesini ve dijital geleceğin şekillendirilmesine katılmasını da amaçlıyor.

Dijital dünyada eleştirel düşünme öne çıkıyor

Dijital teknolojiler ve yapay zekâ uygulamaları, çocukların ve gençlerin bilgiye ulaşma, öğrenme ve iletişim kurma biçimlerini giderek daha fazla etkiliyor. UNESCO, bu değişim karşısında gençlerin kendi değerlendirmelerini yapabilmesini ve dijital içeriklere eleştirel yaklaşabilmesini sağlayacak uluslararası ilkeler oluşturmak istiyor. Hazırlanacak tavsiye kararı, teknolojilerin sunduğu imkânların yanı sıra çocukların ve gençlerin gelişimi üzerindeki etkilerine de odaklanacak.

UNESCO Yürütme Kurulu, Genel Direktör Khaled El-Enany’nin söz konusu tavsiye kararının hazırlanma sürecini hızlandırma önerisini kabul etti. Çalışmada özellikle dijital uygulamaların ve yapay zekânın öğrenme süreçleri, yaratıcılık ve bağımsız karar verme becerileri üzerindeki sonuçları incelenecek. Gençlerin internette karşılaştıkları bilgileri ve yapay zekâ tarafından üretilen yanıtları sorgulayabilmesi, girişimin temel hedefleri arasında yer alıyor.

Gençler kararlara da katılmalı

Alman UNESCO Komisyonu Başkanı Maria Böhmer, çocukların dijital ortamlarda korunmasının önemli olduğunu ancak bunun tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Böhmer, gençlerin bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesi ve kendilerini ilgilendiren teknolojik kararlara katılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Çocukların ve gençlerin dijital ortamlarda etkili biçimde korunmaya ihtiyacı var. Ancak her şeyden önce onları güçlendirmeliyiz: Bilgileri ve yapay zekâ sonuçlarını eleştirel biçimde sorgulayabilmeli, bağımsız kararlar verebilmeli ve dijital dünyayı aktif olarak şekillendirebilmeliler. Siyaset, ebeveynler, eğitim kurumları ve dijital teknoloji şirketleri bu konuda ortak sorumluluk taşıyor. Gençlere bilgi ve değerler kazandırmalı, onların yaşamlarını ve geleceklerini şekillendiren teknolojiler hakkındaki kararlara katılmalarını sağlamalıyız.”

UNESCO’nun hazırlığı, çocukların ve gençlerin yalnızca dijital hizmetlerden yararlanan kullanıcılar olarak görülmemesi gerektiği anlayışına dayanıyor. Buna göre gençler, günlük yaşamlarını ve geleceklerini etkileyen teknolojilerin nasıl geliştirileceği ve kullanılacağı konusunda da söz sahibi olabilmeli. Bu hedef doğrultusunda siyasetçilere, ailelere, eğitim kurumlarına ve teknoloji şirketlerine ortak sorumluluk düşüyor.

Uluslararası karar 2027’de bekleniyor

UNESCO’nun belirlediği takvime göre Ocak 2027’de düzenlenecek olağanüstü Genel Konferans’ta tavsiye kararının hazırlanması için resmî yetkilendirme yapılması planlanıyor. Ardından üye ülkeler taslak metin üzerinde yazılı görüşmeler gerçekleştirecek. 2027 yazında Paris’te yapılması öngörülen bir haftalık toplantıda ise metnin her ifadesi ayrıntılı biçimde müzakere edilecek.

Tavsiye kararının Kasım 2027’de düzenlenecek olağan UNESCO Genel Konferansı’nda kabul edilmesi hedefleniyor. UNESCO tavsiye kararları, ülkelerin ulusal politikalarını şekillendirmelerine yardımcı olan uluslararası standartlar ve ortak ilkeler ortaya koyuyor. Bununla birlikte hazırlanacak metnin somut içeriği, üye devletler arasındaki müzakerelerin ardından kesinleşecek.

Alman UNESCO Komisyonu, süreç boyunca kamuoyunu ve ilgili uzmanları gelişmeler hakkında bilgilendirmeyi sürdüreceğini açıkladı. Böylece çocukların ve gençlerin dijital dünyadaki hakları, yetkinlikleri ve katılımı konusunda uluslararası düzeyde ortak bir yaklaşım geliştirilmesi amaçlanıyor.

#UNESCO #DigitaleBildung #KünstlicheIntelligenz #Medienkompetenz #Jugendbeteiligung #DijitalEğitim #YapayZekâ #EleştirelDüşünme #DijitalOkuryazarlık #GençlerinKatılımı