Türk Emekliler Daha mı Az Emekli Maaşı Alıyor?/Erhalten türkische Rentner weniger Rente?
Almanya’da Türk vatandaşları neden Alman vatandaşlarına göre ortalama daha düşük yasal emekli maaşı alıyor? İlk kuşak misafir işçilerin çalışma koşulları emekliliklerini nasıl etkiledi? Yaşlı Türk vatandaşları neden daha yüksek oranda temel geçim güvencesine ihtiyaç duyuyor? ObjektivNews.de olarak Alman Emeklilik Sigortası Kurumu’na (Deutsche Rentenversicherung – DRV), Almanya’daki Türklerin emeklilik durumuna ilişkin beş soru yönelttik. Kurumun yazılı yanıtlarını aşağıda eksiksiz ve anlamını değiştirmeden Türkçeye çevrilmiş hâliyle yayımlıyoruz.
Sorularımızda Türk ve Alman vatandaşları arasındaki ortalama emekli maaşı farkını, eski misafir işçilerin çalışma koşullarının uzun vadeli etkilerini ve yaşlılıkta yoksulluk riskini ele aldık. Ayrıca düşük emekli maaşlarının iyileştirilmesine yönelik mevcut düzenlemeleri ve sonradan Alman vatandaşlığına geçen Türk kökenli kişilerin istatistiklerde nasıl değerlendirildiğini sorduk.
Araştırmamızın çıkış noktasını, Mediendienst Integration tarafından yayımlanan veriler oluşturdu. Bu verilere göre Türk vatandaşlarının ortalama yasal emekli maaşı, Alman vatandaşlarınınkinden yaklaşık 360 avro daha düşük. Yaşlılıkta temel geçim güvencesinden yararlanma oranları da iki grup arasında farklılık gösteriyor: Türk vatandaşlarında yüzde 9,3, Alman vatandaşlarında ise yüzde 2,7.
Alman Emeklilik Sigortası Kurumu, yönelttiğimiz beş konu başlığına yazılı olarak yanıt verdi. Kurumun açıklamasının giriş bölümü ve beş yanıtının tamamı aşağıda, herhangi bir bölüm çıkarılmadan Türkçe olarak yer alıyor.
Alman Emeklilik Sigortası Kurumunun Açıklamasının Tam Metni
Yasal emekli maaşının miktarı, esas olarak kişilerin bireysel sigortalılık geçmişlerine göre belirlenmektedir. Bunlar arasında özellikle zorunlu sigortaya tabi çalışmanın süresi, sigortaya tabi çalışma ücretlerinin miktarı ve emeklilik hukuku bakımından dikkate alınan diğer süreler ile durumlar yer almaktadır. Bu nedenle, farklı vatandaşlık grupları arasındaki ortalama emekli maaşı farklılıkları, doğrudan tek tek belirli nedenlere bağlanamaz.
1. Türk ve Alman Vatandaşları Arasındaki Emekli Maaşı Farkı
Yalnızca ortalama emekli maaşı miktarından hareketle, tespit edilen farkın hangi etkenlerden kaynaklandığı ve bu etkenlerin her birinin söz konusu farkta ne ölçüde pay sahibi olduğu belirlenemez. Bu yönde bir araştırma yapılabilmesi için özellikle sigortalılık geçmişlerindeki, sigortaya tabi çalışma ücretlerindeki ve emeklilik hukuku bakımından dikkate alınan sürelerdeki farklılıkların göz önünde bulundurulması gerekir.
Etki eden faktörlerin her birinin sayısal olarak belirlenmesi, yöntemsel ve istatistiksel açıdan önemli ölçüde çalışma gerektirir ve ayrı bir bilimsel değerlendirmeye ihtiyaç duyar.
Bu kapsamda mevcut verilerin sınırlarının da dikkate alınması gerekir: Alman Emeklilik Sigortası Kurumunun istatistikleri, kayıtlarda yer alan vatandaşlığa göre ayrım yapmaktadır. Buna karşılık, örneğin artık Alman vatandaşlığına sahip olan bir kişinin Türk kökenli olması gibi olası bir göç geçmişi istatistiklere yansıtılmamaktadır.
Ayrıca verilerden, bir kişinin Almanya–Türkiye İşgücü Alımı Anlaşması kapsamında geçmişte işe alınarak Almanya’ya getirilen işçiler arasında bulunup bulunmadığı doğrudan anlaşılamamaktadır.
Dolayısıyla ortalama emekli maaşı farkı, eski Türk kadın ve erkek misafir işçiler ile Alman sigortalılar arasındaki özel bir fark olarak doğrudan yorumlanamaz. Mevcut istatistiksel göstergeler temelinde bu farkın belirli nedenlere güvenilir biçimde dağıtılması mümkün değildir.
2. Eski Misafir İşçilerin Çalışma Koşullarının Uzun Vadeli Etkileri
Yasal emekli maaşının miktarı, diğer unsurların yanı sıra çalışma hayatı boyunca sigortaya tabi tutulan ücretlere ve emeklilik hukuku bakımından tamamlanan sürelere bağlıdır.
Bu nedenle daha düşük sigortaya tabi ücretler ve daha kısa sigortalılık süreleri, daha düşük emeklilik haklarının oluşmasına yol açabilir.
Fiziksel açıdan ağır çalışma koşullarının, sağlık sorunlarının, işsizliğin veya çalışma hayatından erken ayrılmanın, geçmişte Türkiye’den Almanya’ya çalışmak üzere göç etmiş kadın ve erkeklerin emekli maaşlarının düşmesine yol açıp açmadığı ve açtıysa bunun ne ölçüde gerçekleştiği, mevcut emeklilik istatistiklerinden belirlenememektedir.
Örneğin, belirli mesleklerde yapılan işlerin fiziksel yükleri ve kişilerin bireysel göç geçmişleri kaydedilmemektedir.
Dolayısıyla bu etkenlerin söz konusu kişi grubu üzerindeki uzun vadeli etkilerinin güvenilir biçimde sayısal olarak belirlenebilmesi, ayrı bir bilimsel araştırma yapılmasını gerektirir.
3. Yaşlılıkta Temel Geçim Güvencesinden Ortalamanın Üzerinde Yararlanılması
Yaşlılıkta temel geçim güvencesi yardımından yararlanılmasına ilişkin istatistiksel kayıt ve değerlendirmelerde, özellikle Federal İstatistik Dairesinin (Statistisches Bundesamt) resmî sosyal yardım istatistikleri esas alınmaktadır.
Alman Emeklilik Sigortası Kurumunun emeklilik istatistikleri, vatandaşlığa göre temel geçim güvencesinden yararlanma oranlarının ve bu oranların nedenlerinin araştırılmasına imkân verecek doğrudan bir veri bağlantısı içermemektedir.
Düşük yasal emekli maaşları ve eksik sigortalılık geçmişleri, kişilerin yaşlılık döneminde tamamlayıcı sosyal yardımlara bağımlı olma riskini artırabilir.
Ancak yalnızca emeklilik verilerinden hareketle, bu etkenlerin temel geçim güvencesinden yararlanma konusunda belirtilen farklılıklarda ne ölçüde pay sahibi olduğu belirlenemez.
Bunun için emeklilik haklarının yanı sıra diğer gelir ve mal varlığı durumlarının ve ilgili hane yapılarının da dikkate alınması gerekir.
Dolayısıyla belirtilen temel geçim güvencesinden yararlanma oranlarının ve bunların nedenlerinin daha ayrıntılı biçimde incelenebilmesi için Federal İstatistik Dairesinin ilgili verilerinin değerlendirilmesi gereklidir.
Bu verilerin emeklilik verileriyle daha kapsamlı biçimde ilişkilendirilmesi ise ek yöntemsel koşulların ve veri koruma hukukundan kaynaklanan şartların yerine getirilmesini gerektirir.
4. Yaşlılık Yoksulluğunun Azaltılmasına Yönelik Olanaklar
Yasal emeklilik sigortası sistemi, temel olarak sigorta ilkesine dayanmaktadır: Emekli maaşının miktarı, esas olarak sigortalılık geçmişi boyunca kazanılmış haklara göre belirlenmektedir.
Bununla birlikte emeklilik mevzuatı, belirli yaşam boyunca sağlanan katkıları ve sosyal durumları dikkate alan ve böylece belirli koşullar altında emeklilik haklarını iyileştirebilen düzenlemeler de içermektedir.
Bunlar arasında, örneğin çalışma hayatının belirli dönemleri için asgari kazanç puanları esas alınarak hesaplanan emeklilik aylığı (Rente nach Mindestentgeltpunkten) ve temel emeklilik ek ödemesi (Grundrentenzuschlag) bulunmaktadır.
Bu düzenlemeler, ilgili yasal koşulların yerine getirilmesi hâlinde düşük emeklilik haklarının iyileştirilmesine katkıda bulunabilir.
Söz konusu düzenlemeler vatandaşlığa değil, emeklilik hukuku bakımından önem taşıyan durumlara ve kişilerin bireysel sigortalılık geçmişlerine bağlıdır.
Yaşlılık yoksulluğunu azaltmak için bunların ötesinde önlemlerin gerekli olup olmadığı ve bu amaçla hangi emeklilik politikası reformlarının gündeme gelebileceği sorusu, yaşlılıkta gelir güvencesi sisteminin siyasi olarak şekillendirilmesiyle ilgilidir.
Alman Emeklilik Sigortası Kurumu, mevcut düzenlemelerin işleyişini ve bunların istatistiksel bağlantılarını uzmanlık çerçevesinde açıklayabilir.
Buna karşılık ek önlemlere ve bu önlemlerin somut olarak nasıl düzenleneceğine karar verme yetkisi yasama organına aittir.
Mevcut istatistiksel bilgilerden hareketle, yalnızca Türk vatandaşlığına dayanarak emeklilik hukuku alanında özel bir düzenleme ihtiyacı bulunduğu sonucuna varılamaz.
5. Alman Vatandaşlığına Geçmiş Türk Kökenli Kişilerin Emeklilik Durumu
Alman Emeklilik Sigortası Kurumunun istatistikleri, kayıtlarda yer alan vatandaşlığa göre ayrım yapmaktadır.
Türk kökenli olup sonradan Alman vatandaşlığına geçen kişiler, buna uygun olarak Alman vatandaşı şeklinde kaydedilmektedir.
Bu temelde, olası bir Türk göç geçmişine veya önceki vatandaşlığa göre ayrı bir istatistiksel gösterim yapılması mümkün değildir.
Dolayısıyla bu istatistiklerden, Alman vatandaşlığına geçmiş Türk kökenli kişilerin emeklilik durumuna ilişkin doğrudan çıkarılabilecek ayrı değerlendirmeler bulunmamaktadır.
Bu nedenle Türk ve Alman vatandaşları arasındaki karşılaştırma, Türk kökenli kişilerin tamamını kapsamamaktadır.
Yayımlanan farklılıklar yorumlanırken bu sınırlamanın dikkate alınması gerekir.
Özellikle elde edilen sonuçlar, doğrudan Türk kökenli kişilerin tamamına veya özel olarak geçmişte Türkiye’den Almanya’ya çalışmak üzere göç etmiş kadın ve erkeklerin tümüne genellenemez.
Böyle bir ayrımın yapılabilmesi, ek verilere ve ayrı bir bilimsel araştırmaya ihtiyaç duyar.
Deutsche Rentenversicherung hat geantwortet
Erhalten türkische Rentner weniger Rente?
Warum erhalten türkische Staatsangehörige in Deutschland durchschnittlich niedrigere gesetzliche Renten als deutsche Staatsangehörige? Welche Rolle spielen die Arbeitsbedingungen der ersten Gastarbeitergeneration, und warum sind ältere türkische Staatsangehörige häufiger auf Grundsicherung angewiesen? ObjektivNews.de hat der Deutschen Rentenversicherung (DRV) fünf Fragen zur Rentensituation türkischer Menschen in Deutschland gestellt. Die schriftlichen Antworten veröffentlichen wir nachfolgend vollständig und unverändert im Wortlaut.
Im Mittelpunkt unserer Anfrage standen die durchschnittlichen Rentenunterschiede zwischen türkischen und deutschen Staatsangehörigen, die langfristigen Folgen der Beschäftigung ehemaliger Gastarbeiter sowie die Altersarmut. Außerdem fragten wir nach Möglichkeiten zur Verbesserung niedriger Renten und nach der statistischen Erfassung eingebürgerter Menschen türkischer Herkunft.
Hintergrund ist eine Auswertung des Mediendienstes Integration, wonach die durchschnittliche gesetzliche Rente türkischer Staatsangehöriger rund 360 Euro unter der deutscher Staatsangehöriger liegt. Auch beim Bezug von Grundsicherung im Alter bestehen deutliche Unterschiede: Die genannten Quoten betragen 9,3 beziehungsweise 2,7 Prozent.
Die Deutsche Rentenversicherung hat unsere fünf Themenbereiche schriftlich beantwortet. Die folgende Stellungnahme wird einschließlich der einleitenden Erläuterung und aller fünf Antwortabschnitte im Original veröffentlicht.
Die vollständige Antwort der Deutschen Rentenversicherung im Wortlaut
Die gesetzliche Rentenhöhe wird maßgeblich durch die individuellen Versicherungsbiografien bestimmt. Dazu gehören insbesondere die Dauer der versicherungspflichtigen Beschäftigung, die Höhe der versicherten Arbeitsentgelte sowie weitere rentenrechtliche Zeiten und Tatbestände. Unterschiede in der durchschnittlichen Rentenhöhe zwischen Staatsangehörigkeitsgruppen lassen sich daher nicht ohne Weiteres auf einzelne Ursachen zurückführen.
1. Rentenunterschied zwischen türkischen und deutschen Staatsangehörigen
Aus der durchschnittlichen Rentenhöhe allein lässt sich nicht ableiten, welche Faktoren für die festgestellte Differenz ursächlich sind und welchen Anteil sie jeweils daran haben. Für eine entsprechende Untersuchung wären insbesondere die Unterschiede in den Versicherungsbiografien, den versicherten Arbeitsentgelten und den rentenrechtlichen Zeiten zu berücksichtigen. Eine Quantifizierung der einzelnen Einflussfaktoren wäre mit einem erheblichen methodischen und statistischen Aufwand verbunden und bedürfte einer gesonderten wissenschaftlichen Auswertung. Dabei wären auch die Grenzen der verfügbaren Daten zu beachten: Die Statistiken der Deutschen Rentenversicherung unterscheiden nach der erfassten Staatsangehörigkeit. Ein möglicher Migrationshintergrund, beispielsweise eine türkische Herkunft bei inzwischen deutscher Staatsangehörigkeit, wird hingegen nicht abgebildet. Auch lässt sich aus den Daten nicht unmittelbar erkennen, ob eine Person zu den ehemaligen angeworbenen Arbeitskräften im Rahmen des deutsch-türkischen Anwerbeabkommens gehörte. Die durchschnittliche Rentendifferenz kann daher nicht ohne Weiteres als spezifischer Unterschied zwischen ehemaligen türkischen Gastarbeiterinnen und Gastarbeitern und deutschen Versicherten interpretiert werden. Eine belastbare Zuordnung der Differenz zu einzelnen Ursachen ist auf Grundlage der vorliegenden Kennzahlen nicht möglich.
2. Langfristige Auswirkungen der Arbeitsbedingungen ehemaliger Gastarbeiter
Die Höhe der gesetzlichen Rente hängt unter anderem von den während des Erwerbslebens versicherten Arbeitsentgelten und den zurückgelegten rentenrechtlichen Zeiten ab. Niedrigere versicherte Entgelte und kürzere Versicherungszeiten können deshalb zu geringeren Rentenansprüchen führen. Ob und in welchem Umfang körperlich belastende Arbeitsbedingungen, gesundheitliche Beeinträchtigungen, Arbeitslosigkeit oder ein vorzeitiges Ausscheiden aus dem Erwerbsleben bei ehemaligen türkischen Arbeitsmigrantinnen und Arbeitsmigranten zu niedrigeren Renten geführt haben, lässt sich aus den verfügbaren Rentenstatistiken nicht ableiten. Beispielsweise werden die körperlichen Belastungen konkreter Tätigkeiten und ein individueller Migrationshintergrund nicht erfasst. Eine belastbare Quantifizierung der langfristigen Auswirkungen dieser Faktoren für die genannte Personengruppe würde daher eine gesonderte wissenschaftliche Untersuchung erfordern.
3. Überdurchschnittlicher Bezug von Grundsicherung im Alter
Für die statistische Erfassung und Auswertung des Bezugs von Grundsicherung im Alter ist insbesondere die amtliche Sozialhilfestatistik des Statistischen Bundesamtes maßgeblich. Die Rentenstatistiken der Deutschen Rentenversicherung enthalten keine unmittelbare Verknüpfung, anhand derer sich die Grundsicherungsquoten nach Staatsangehörigkeit und deren Ursachen untersuchen ließen. Niedrige gesetzliche Renten und unvollständige Versicherungsbiografien können das Risiko erhöhen, im Alter auf ergänzende Sozialleistungen angewiesen zu sein. Aus den Rentendaten allein lässt sich jedoch nicht bestimmen, welchen Anteil diese Faktoren an den genannten Unterschieden beim Grundsicherungsbezug haben. Hierfür müssten neben den Rentenansprüchen auch weitere Einkommens- und Vermögensverhältnisse sowie die jeweiligen Haushaltskonstellationen berücksichtigt werden. Für eine vertiefte Analyse der genannten Grundsicherungsquoten und ihrer Ursachen wäre daher eine Auswertung der entsprechenden Daten des Statistischen Bundesamtes erforderlich. Eine weitergehende Verknüpfung mit Rentendaten würde zusätzliche methodische und datenschutzrechtliche Voraussetzungen erfordern.
4. Möglichkeiten zur Verringerung der Altersarmut
Das gesetzliche Rentenversicherungssystem beruht grundsätzlich auf dem Versicherungsprinzip: Die Rentenhöhe richtet sich maßgeblich nach den im Versicherungsverlauf erworbenen Ansprüchen. Zugleich enthält das Rentenrecht Regelungen, die bestimmte Lebensleistungen und soziale Sachverhalte berücksichtigen und dadurch die Rentenansprüche unter bestimmten Voraussetzungen verbessern können. Hierzu zählen beispielsweise die Rente nach Mindestentgeltpunkten für bestimmte Zeiten des Erwerbslebens sowie der Grundrentenzuschlag. Diese Regelungen können dazu beitragen, niedrige Rentenansprüche zu verbessern, sofern die jeweiligen gesetzlichen Voraussetzungen erfüllt sind. Sie knüpfen an rentenrechtliche Tatbestände und persönliche Versicherungsbiografien an, nicht an die Staatsangehörigkeit. Die Frage, ob darüber hinausgehende Maßnahmen zur Verringerung von Altersarmut erforderlich sind und welche rentenpolitischen Reformen hierfür gegebenenfalls in Betracht kommen, betrifft die politische Gestaltung des Alterssicherungssystems.
Die Deutsche Rentenversicherung kann die Wirkungsweise bestehender Regelungen sowie deren statistische Zusammenhänge fachlich erläutern. Die Entscheidung über zusätzliche Maßnahmen und deren konkrete Ausgestaltung obliegt hingegen dem Gesetzgeber. Ein spezifischer rentenrechtlicher Handlungsbedarf allein aufgrund der türkischen Staatsangehörigkeit lässt sich aus den vorliegenden statistischen Angaben nicht ableiten.
5. Rentensituation eingebürgerter Menschen türkischer Herkunft
Die Statistiken der Deutschen Rentenversicherung differenzieren nach der erfassten Staatsangehörigkeit. Personen türkischer Herkunft, die inzwischen die deutsche Staatsangehörigkeit besitzen, werden entsprechend als deutsche Staatsangehörige erfasst. Eine gesonderte Ausweisung nach einem möglichen türkischen Migrationshintergrund oder einer früheren Staatsangehörigkeit ist auf dieser Grundlage nicht möglich. Daher liegen aus diesen Statistiken keine unmittelbar ableitbaren gesonderten Aussagen zur Rentensituation eingebürgerter Menschen türkischer Herkunft vor. Der Vergleich zwischen türkischen und deutschen Staatsangehörigen bildet folglich nicht sämtliche Menschen türkischer Herkunft ab.
Diese Einschränkung ist bei der Interpretation der veröffentlichten Unterschiede zu berücksichtigen. Insbesondere können die Ergebnisse nicht ohne Weiteres auf die Gesamtheit der Menschen türkischer Herkunft oder speziell auf die ehemaligen türkischen Arbeitsmigrantinnen und Arbeitsmigranten übertragen werden. Eine entsprechende Differenzierung würde zusätzliche Daten und eine gesonderte wissenschaftliche Untersuchung voraussetzen.
#DeutscheRentenversicherung #TürkischeRentner #Rentenunterschiede #Altersarmut #RenteInDeutschland #AlmanEmeklilikSigortası #TürkEmekliler #EmekliMaaşı #YaşlılıkYoksulluğu #AlmanyadaEmeklilik