Kommentar von Ramis KILICARSLAN
Alle Augen richten sich derzeit auf Berlin. Wer regiert künftig die Hauptstadt, welche Koalition kommt zustande und welche Rolle übernimmt die CDU? Dabei lohnt sich mindestens genauso sehr ein Blick nach Sachsen-Anhalt. Denn dort hat sich etwas ereignet, das über die Landesgrenzen hinaus politische Bedeutung hat.
Die AfD verfügt im Landtag nicht über die absolute Mehrheit. Trotzdem wurde Tobias Rausch zum Landtagspräsidenten gewählt. Auch Hans-Thomas Tillschneider schaffte die Wahl zum Vizepräsidenten. Da geheim abgestimmt wurde, wissen wir nicht, wer aus anderen Fraktionen für die AfD-Kandidaten gestimmt hat. Klar ist aber: Die eigenen Stimmen der AfD reichten dafür nicht aus.
Umso bemerkenswerter ist, dass sich die politische Debatte derzeit stärker darum dreht, welche Regierung in Berlin entstehen könnte. Besonders für die CDU bietet die Hauptstadt eine Gelegenheit, die sie dringend gebrauchen kann. Gemeinsam mit Grünen und SPD wäre eine Mehrheit möglich – und damit eine Alternative zu einer von der Linken geführten Regierung.
Doch für die CDU stellt sich eine unangenehmere Frage. In Sachsen-Anhalt verlor sie ihre bisherige Spitzenposition, in Berlin musste sie erhebliche Verluste hinnehmen und in Mecklenburg-Vorpommern scheiterte sie sogar am Einzug in den Landtag.
Eine Regierungsbeteiligung in Berlin könnte deshalb schnell als politischer Erfolg verkauft werden. Sie würde zeigen: Die CDU kann trotz Wahlniederlagen noch regieren und Mehrheiten organisieren.
Aber kann ein Platz am Berliner Regierungstisch wirklich vergessen machen, was die Wähler bei drei Wahlen hintereinander entschieden haben?
Regieren zu können ist wichtig. Zu verstehen, warum man Wahlen verliert, dürfte für die CDU langfristig aber wichtiger sein.
Berlin CDU için kurtuluş yolu mu?
Yorum/ Ramis KILICARSLAN
Bütün gözler Berlin’e çevrilmiş durumda. Başkenti kim yönetecek, hangi koalisyon kurulacak ve CDU bu hükümette nasıl bir rol üstlenecek? Oysa en az Berlin kadar Sachsen-Anhalt’a da bakmak gerekiyor. Çünkü burada yaşanan gelişme eyalet sınırlarını aşan siyasi bir anlam taşıyor.
AfD, eyalet meclisinde tek başına mutlak çoğunluğa sahip değil. Buna rağmen Tobias Rausch Eyalet Meclisi Başkanı seçildi. Hans-Thomas Tillschneider de başkan yardımcılığına getirildi. Oylamalar gizli yapıldığı için diğer partilerden kimlerin AfD’li adaylara oy verdiğini bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey var: AfD’nin kendi oyları bu iki makam için yeterli değildi.
Buna karşın siyasi tartışmaların ağırlık noktası Berlin’de nasıl bir hükümet kurulacağına kaymış durumda. Özellikle CDU açısından başkent, partinin fazlasıyla ihtiyaç duyduğu bir fırsat sunuyor. Yeşiller ve SPD ile birlikte çoğunluk mümkün. Böylece Sol Parti öncülüğündeki bir hükümetin alternatifi ortaya çıkıyor.
Fakat CDU açısından asıl zor soru başka. Parti Sachsen-Anhalt’ta birinciliği kaybetti, Berlin’de ciddi oy kaybına uğradı, Mecklenburg-Vorpommern’de ise eyalet meclisine dahi giremedi.
Berlin’de hükümete ortak olmak bütün bunların üzerine siyasi bir başarı hikâyesi yazma fırsatı sağlayabilir. CDU, seçim kayıplarına rağmen hâlâ hükümet kurabilen ve çoğunluk oluşturabilen parti görüntüsü verebilir.
Peki Berlin’deki bir hükümet koltuğu, seçmenin üç seçimde art arda CDU’ya verdiği mesajı gerçekten unutturabilir mi?
Hükümet kurabilmek önemli. Ancak CDU açısından seçimleri neden kaybettiğini anlamak belki de çok daha önemli.
Kommentare sind geschlossen, abertrackbacks und Pingbacks sind offen.