Vor zehn Jahren unterzeichneten die Europäische Union und die Türkei ein Abkommen zur Steuerung der Migration. Der EU-Türkei-Deal gilt als erster Versuch der EU, Asylverfahren teilweise in Drittstaaten auszulagern und prägt bis heute die europäische Asylpolitik.
Am 18. März 2016 vereinbarten die Europäische Union und die Türkei Maßnahmen zur Begrenzung der Migration nach Europa. Das Abkommen trat am 20. März 2016 in Kraft und zielte darauf ab, irreguläre Überfahrten von der Türkei auf die griechischen Inseln deutlich zu reduzieren.
Weniger Überfahrten über die Ägäis
Nach Inkrafttreten des Abkommens sank die Zahl der Ankünfte in Griechenland über die östliche Mittelmeerroute deutlich. Forschende weisen jedoch darauf hin, dass dieser Rückgang teilweise bereits vor dem Abkommen eingesetzt hatte.
Umstrittene Umsetzung
Der zentrale Mechanismus sah vor, Geflüchtete von den griechischen Inseln in die Türkei zurückzuführen. Tatsächlich wurden zwischen 2016 und 2020 jedoch nur rund 2.700 Menschen in die Türkei überstellt. Gleichzeitig verschlechterte sich die humanitäre Lage in den überfüllten Lagern auf den griechischen Inseln.
Aufnahmeprogramm und EU-Hilfen
Im Rahmen des sogenannten 1:1-Mechanismus nahm die EU rund 45.900 syrische Geflüchtete aus der Türkei auf, etwa 19.700 davon in Deutschland. Gleichzeitig stellte die EU bis zu sechs Milliarden Euro bereit, um die Versorgung von Flüchtlingen in der Türkei zu unterstützen.
Bedeutung für neue Asylpolitik
Mit der Reform des Gemeinsamen Europäischen Asylsystems (GEAS), die ab 2026 umgesetzt werden soll, plant die EU eine stärkere Nutzung sogenannter Drittstaatenlösungen. Erfahrungen aus dem EU-Türkei-Abkommen gelten dabei als wichtige Grundlage.
Quelle: Mediendienst Integration
AB-Türkiye iltica anlaşması 10 yaşında
Avrupa Birliği ile Türkiye arasında 2016 yılında imzalanan göç anlaşmasının üzerinden on yıl geçti. AB-Türkiye mutabakatı, Avrupa’nın iltica süreçlerini Birlik dışındaki ülkelerle iş birliği içinde yönetme girişimlerinin ilk örneklerinden biri olarak görülüyor.
18 Mart 2016’da Avrupa Birliği ile Türkiye arasında imzalanan anlaşma, Ege üzerinden Avrupa’ya yönelik düzensiz göçü azaltmayı hedefliyordu. Anlaşma 20 Mart 2016’da yürürlüğe girdi ve özellikle Türkiye’den Yunan adalarına yapılan geçişleri sınırlandırmayı amaçladı.
Ege geçişlerinde düşüş
Anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından Türkiye’den Yunanistan’a yapılan deniz geçişlerinde belirgin bir azalma görüldü. Ancak bazı araştırmacılara göre bu düşüş anlaşmadan önce başlamıştı.
Tartışmalı uygulamalar
Plan kapsamında Yunan adalarına ulaşan sığınmacıların Türkiye’ye geri gönderilmesi öngörülüyordu. Ancak 2016 ile 2020 yılları arasında yalnızca yaklaşık 2.700 kişi Türkiye’ye gönderildi. Aynı dönemde Yunan adalarındaki mülteci kamplarında kötü yaşam koşulları uluslararası eleştirilerin odağı oldu.
Yerleştirme programı ve destek
Anlaşmanın 1’e 1 mekanizması kapsamında Avrupa Birliği ülkeleri Türkiye’den yaklaşık 45.900 Suriyeli mülteciyi kabul etti. Bunların yaklaşık 19.700’ü Almanya’ya yerleştirildi. Ayrıca AB, Türkiye’deki mülteciler için toplam altı milyar avroya kadar mali destek sağladı.
Göç politikası için deneyim
AB’nin 2026’da yürürlüğe girmesi planlanan yeni iltica sistemi kapsamında üçüncü ülke modeli daha da genişletilmek isteniyor. Bu nedenle AB-Türkiye anlaşması, Avrupa’nın gelecekteki göç politikaları için önemli bir deneyim olarak görülüyor.
Kaynak: Mediendienst Integration
#EUTürkeiDeal #Migration #Asylpolitik #EUAsyl #ABTürkiyeAnlaşması #GöçPolitikası #İltica #Mülteciler
Kommentare sind geschlossen, abertrackbacks und Pingbacks sind offen.