WHO will neue Epidemien binnen 24 Stunden erkennen /DSÖ’den salgınları 24 saatte tespit etme hedefi

Die Weltgesundheitsorganisation (WHO) hat eine neue Fünfjahresstrategie für ihr Zentrum für Pandemie- und Epidemieinformationen in Berlin vorgestellt. Bis 2030 sollen alle Länder in der Lage sein, neu auftretende Gesundheitsgefahren innerhalb von 24 Stunden zu erkennen und einzuordnen. Damit will die WHO verhindern, dass sich lokale Krankheitsausbrüche zu größeren Epidemien oder weltweiten Pandemien entwickeln.

Künstliche Intelligenz soll Gesundheitsgefahren früher erkennen

Die neue Strategie wurde anlässlich des World Health Summit in Berlin vorgestellt. An der Veranstaltung nahm auch Georg Kippels, Parlamentarischer Staatssekretär im Bundesgesundheitsministerium, teil.

WHO-Generaldirektor Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus verwies auf die Entwicklung des Berliner Zentrums seit seiner Gründung im Jahr 2021. „Seine neue Strategie zeigt einen klaren Weg bis 2030 auf und vereint Regierungen und Partner hinter einem gemeinsamen Ziel: einer Welt, in der jedes Land schnell auf Gesundheitsgefahren reagieren kann, bevor sie zu großen Krisen werden.“

Das WHO-Zentrum wurde nach den Erfahrungen der COVID-19-Pandemie mit grundlegender Unterstützung der Bundesregierung eingerichtet. In den vergangenen fünf Jahren arbeitete es mit 160 WHO-Mitgliedstaaten, 190 Partnerorganisationen sowie Tausenden Wissenschaftlern und politischen Entscheidungsträgern zusammen.

Ein zentraler Bestandteil der Strategie ist der verstärkte Einsatz künstlicher Intelligenz. Das System „Epidemic Intelligence from Open Sources“ (EIOS) durchsucht täglich Tausende öffentlich zugängliche Informationsquellen nach Hinweisen auf mögliche Gesundheitsgefahren.

Nach WHO-Angaben nutzen bereits mehr als 125 Mitgliedstaaten und 30 regionale sowie internationale Organisationen dieses System. Mehr als 4.000 Fachleute gehören dem entsprechenden Netzwerk an.

Fünf Initiativen für besseren Schutz vor Pandemien

Die WHO will ihre Arbeit in den kommenden fünf Jahren auf fünf Initiativen konzentrieren. Neben EIOS gehört dazu das Internationale Netzwerk zur Überwachung von Krankheitserregern (IPSN). Es unterstützt Länder bei der genetischen Analyse von Krankheitserregern und soll dazu beitragen, Tests, Medikamente und Impfstoffe schneller zu entwickeln.

Die Plattform „Collaboratory“ verbindet mehr als 2.000 Fachleute aus Datenwissenschaft und mathematischer Modellierung, die bei neuen Gesundheitsbedrohungen kurzfristig zusammenarbeiten können.

Eine weitere Initiative stärkt die gemeinsame Überwachung von Gesundheitsrisiken bei Menschen, Tieren und in der Umwelt. Dieser sogenannte One-Health-Ansatz wird bereits in mehr als 83 Ländern umgesetzt.

Hinzu kommt ein neues Programm für sichere digitale Systeme. Es soll den internationalen Austausch und die Auswertung von Gesundheitsdaten verbessern und gleichzeitig einen verantwortungsvollen Einsatz künstlicher Intelligenz fördern.

Die WHO betont, dass das Ziel einer Erkennung innerhalb von 24 Stunden noch nicht erreicht ist. Dafür seien langfristige Investitionen, vertrauensvolle Partnerschaften und eine enge internationale Zusammenarbeit notwendig.

Das Berliner Zentrum bleibt damit ein wichtiger Bestandteil des WHO-Programms für gesundheitliche Notlagen. Sein Ziel ist es, Länder bei der Früherkennung und Eindämmung neuer Krankheitsausbrüche zu unterstützen.

DSÖ’den salgınları 24 saatte tespit etme hedefi

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Berlin’de faaliyet gösteren Pandemi ve Salgın İstihbaratı Merkezi için yeni beş yıllık stratejisini açıkladı. Kurum, 2030 yılına kadar bütün ülkelerin ortaya çıkan yeni sağlık tehditlerini ilk 24 saat içinde tespit edip değerlendirebilecek kapasiteye ulaşmasını hedefliyor. Böylece yerel hastalık salgınlarının büyük epidemilere veya küresel pandemilere dönüşmeden kontrol altına alınması amaçlanıyor.

Yapay zekâ ile salgınlara erken müdahale

Yeni strateji, Berlin’de düzenlenen Dünya Sağlık Zirvesi’nin açılışında tanıtıldı. Etkinlikte Almanya Federal Sağlık Bakanlığı Parlamento Devlet Sekreteri Georg Kippels de hazır bulundu.

DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, merkezin 2021 yılında kurulmasından bu yana kaydettiği ilerlemeye dikkat çekti. Tedros, “Yeni stratejisi, 2030 yılına uzanan açık bir yol haritası ortaya koyuyor ve hükümetlerle ortakları ortak bir hedef etrafında birleştiriyor: Her ülkenin sağlık tehditleri büyük krizlere dönüşmeden önce hızla müdahale edebildiği bir dünya” ifadelerini kullandı.

Berlin’deki merkez, COVID-19 pandemisinin ortaya çıkardığı eksikliklerin ardından Alman hükümetinin temel desteğiyle kuruldu. Merkez, kuruluşundan bu yana 160 DSÖ üyesi ülke, 190 ortak kuruluş ve binlerce bilim insanı ile karar vericiyle iş birliği yaptı.

Yeni stratejinin önemli unsurlarından biri yapay zekâ destekli erken uyarı sistemleri olacak. Açık Kaynaklardan Salgın İstihbaratı anlamına gelen EIOS sistemi, her gün kamuya açık binlerce bilgi kaynağını tarayarak olası sağlık tehditlerine ilişkin işaretleri belirlemeye çalışıyor.

DSÖ’nün açıklamasına göre bu sistem 125’ten fazla üye ülke ve 30 bölgesel veya uluslararası kuruluş tarafından kullanılıyor. Sistemin uzman ağına 4 binden fazla kişi katılıyor.

Beş girişimle küresel sağlık güvenliği güçlendirilecek

Dünya Sağlık Örgütü, önümüzdeki beş yılda çalışmalarını beş öncelikli girişim üzerinden yürütecek.

Bunlardan biri olan Uluslararası Patojen Gözetim Ağı (IPSN), hastalığa neden olan mikroorganizmaların genetik özelliklerinin incelenmesini destekliyor. Bu çalışmaların yeni tanı testlerinin, tedavilerin ve aşıların geliştirilmesini hızlandırması bekleniyor.

„Collaboratory“ adlı iş birliği platformu ise veri bilimi ve matematiksel modelleme alanlarında çalışan 2 binden fazla uzmanı bir araya getiriyor. Yeni sağlık tehditleri ortaya çıktığında bu uzmanların kısa sürede ortak çalışma yürütmesi hedefleniyor.

Bir diğer girişim, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan „Tek Sağlık“ yaklaşımına dayanıyor. Ortak gözetim çalışmaları hâlihazırda 83’ten fazla ülkede uygulanıyor.

Beşinci girişim kapsamında ise ülkelerin sağlık verilerini güvenli biçimde paylaşabilmesi ve analiz edebilmesi için yeni dijital sistemler geliştirilecek. Yapay zekânın sorumlu ve güvenilir biçimde kullanılması da programın hedefleri arasında bulunuyor.

DSÖ, yeni sağlık tehditlerini 24 saat içinde tespit etme hedefinin henüz gerçekleştirilmediğini vurguluyor. Bu kapasitenin bütün ülkelere kazandırılması için sürekli finansman, güvenilir ortaklıklar ve sınır ötesi iş birliği gerektiği belirtiliyor.

Berlin’deki merkez, yeni stratejiyle küresel sağlık güvenliğinin güçlendirilmesinde ve gelecekteki salgınlara daha hızlı müdahale edilmesinde önemli rol üstlenmeyi amaçlıyor.

#DünyaSağlıkÖrgütü #Salgınlar #Sağlık #YapayZekâ #Berlin #WHO #Pandemieprävention #Gesundheit #KünstlicheIntelligenz

Das könnte dir auch gefallen Mehr vom Autor

Kommentare sind geschlossen, abertrackbacks und Pingbacks sind offen.