Merz würdigt 65 Jahre Zuwanderung aus der Türkei/ Merz, Türkiye’den Almanya’ya Göçün 65. Yılını Kutladı

Bundeskanzler Friedrich Merz hat die Leistungen der türkischstämmigen Bevölkerung in Deutschland gewürdigt. Beim Festakt zum 65. Jubiläum des deutsch-türkischen Anwerbeabkommens in Berlin bezeichnete er die Zuwanderung aus der Türkei als deutsch-türkische Erfolgsgeschichte. Die ehemaligen Gastarbeiterinnen und Gastarbeiter hätten maßgeblich zum wirtschaftlichen Aufstieg Deutschlands beigetragen und das Land kulturell, wissenschaftlich und gesellschaftlich bereichert. Zugleich erinnerte Merz an rassistische Gewalt und betonte die Bedeutung von Integration, Chancengleichheit und weiterer Fachkräftezuwanderung.

Vom Gastarbeiter zum Teil der Gesellschaft

Das am 30. Oktober 1961 unterzeichnete Anwerbeabkommen bildete den Ausgangspunkt einer jahrzehntelangen Einwanderungsgeschichte. Bis 1973 kamen knapp 870.000 Menschen aus der Türkei nach Deutschland. Viele arbeiteten in der Industrie, insbesondere in der Automobilproduktion, und übernahmen körperlich anspruchsvolle Tätigkeiten.

Merz würdigte ihren Beitrag mit den Worten: „Aus den ‚Gastarbeitern‘ wurden nach und nach Einwanderer. Und irgendwann: Deutsche“.

Heute leben mehr als drei Millionen Menschen mit türkischem Migrationshintergrund in Deutschland. Sie prägen Wirtschaft, Wissenschaft, Kultur und gesellschaftliches Leben. Der Kanzler betonte, Integration erfordere gemeinsame Anstrengungen. Arbeitsplätze, Schulen und Sportvereine seien weiterhin wichtige Orte des Zusammenlebens.

Erinnerung an rassistische Gewalt

Merz sprach auch die dunklen Kapitel der Einwanderungsgeschichte an. Die rassistischen Anschläge von Mölln und Solingen, die Mordserie des NSU und der Anschlag von Hanau stünden für Gewalt und Ausgrenzung. Angesichts zunehmender Fremdenfeindlichkeit unterstrich er die Verantwortung der Gesellschaft.

„In diesem Land erfahren alle Wertschätzung – es sollten jedenfalls alle –, ungeachtet der Hautfarbe oder der Herkunft der Eltern“, erklärte Merz.

Zugleich verwies er auf gegenseitige Erwartungen: Zugewanderte müssten demokratische Grundwerte und die Gleichberechtigung achten. Umgekehrt müssten Chancengleichheit und gesellschaftliche Zugehörigkeit gewährleistet sein.

Deutschland braucht weiterhin Einwanderung

Der Bundeskanzler machte deutlich, dass Deutschland auch künftig auf qualifizierte Zuwanderung angewiesen sei. Eine funktionierende Gesellschaft müsse beruflichen und sozialen Aufstieg ermöglichen, um ihren Wohlstand langfristig zu sichern.

„Die offene Gesellschaft, die freiheitliche Gesellschaft bewährt sich aus sich selbst heraus. Sie bewährt sich in unserem Umgang miteinander“, sagte Merz.

Das Jubiläum erinnere damit nicht nur an die Vergangenheit, sondern auch an die gemeinsame Verantwortung für die Zukunft Deutschlands.

Merz, Türkiye’den Almanya’ya Göçün 65. Yılını Kutladı

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Türkiye ile Almanya arasında imzalanan İşgücü Alımı Anlaşması’nın 65. yıl dönümü dolayısıyla Berlin’de düzenlenen törende Türk kökenli göçmenlerin ülkeye katkılarını övdü. Türkiye’den gelen işçilerin Almanya’nın ekonomik kalkınmasında önemli rol oynadığını belirten Merz, göçün ülkeyi kültürel, bilimsel ve toplumsal açıdan zenginleştirdiğini söyledi. Başbakan, konuşmasında ırkçı saldırıları da hatırlatarak toplumsal eşitlik, uyum ve nitelikli işgücü göçünün önemini vurguladı.

Misafir işçilikten kalıcı göçe

Türkiye ile Federal Almanya arasında 30 Ekim 1961’de imzalanan anlaşma, iki ülke arasındaki göç tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. 1973 yılına kadar yaklaşık 870 bin kişi Türkiye’den Almanya’ya geldi. Göçmen işçilerin büyük bölümü otomotiv başta olmak üzere sanayi sektöründe ağır koşullarda çalıştı.

Merz, törendeki konuşmasında bu dönüşümü şu sözlerle anlattı: “Misafir işçiler zamanla göçmenlere dönüştü. Ve bir gün Alman oldular.”

Bugün Almanya’da Türk göç geçmişine sahip üç milyondan fazla insan yaşıyor. Merz, bu insanların yalnızca sanayinin gelişmesine katkıda bulunmadığını, aynı zamanda ülkenin kültürel kimliğini de şekillendirdiğini belirtti. Başbakan, toplumsal uyumun hem göçmenlerin hem de ev sahibi toplumun ortak çabasıyla sağlanabileceğini ifade etti.

Irkçı saldırıları hatırlattı

Başbakan Merz, Almanya’daki Türk göçünün tarihinin yalnızca başarı hikâyelerinden oluşmadığını da vurguladı. Mölln ve Solingen’deki ırkçı saldırıları, NSU cinayetlerini ve Hanau saldırısını hatırlatarak yabancı düşmanlığının ciddi bir tehdit olmaya devam ettiğini söyledi.

Merz, eşitlik ve toplumsal kabul konusunda şu ifadeleri kullandı: “Bu ülkede herkes, ten rengine veya ebeveynlerinin kökenine bakılmaksızın değer görüyor; en azından herkesin değer görmesi gerekiyor.”

Almanya’ya gelen insanların demokratik toplumun kurallarına ve kadın-erkek eşitliğine uyması gerektiğini belirten Merz, buna karşılık herkesin eşit fırsatlara ve topluma ait olma hakkına sahip olması gerektiğini vurguladı.

Nitelikli göçe ihtiyaç sürüyor

Merz, Almanya’nın ekonomik gücünü koruyabilmesi için gelecekte de göçe ihtiyaç duyacağını ifade etti. Özellikle nitelikli işgücünün Almanya ve Avrupa açısından önem taşıdığını belirten Başbakan, toplumsal yükselme fırsatlarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Açık toplum, özgürlükçü toplum kendi değerleriyle kendini kanıtlar. Birbirimize nasıl davrandığımızla kendini kanıtlar”, diyen Merz, göç ve uyum sürecinin gelecekte de sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi.

Berlin’deki anma töreni, Türkiye’den Almanya’ya uzanan 65 yıllık göç tarihinin ekonomik katkılarının yanı sıra toplumsal kazanımlarını ve karşılaşılan sorunları yeniden gündeme taşıdı.

#FriedrichMerz #DeutschTürkischeBeziehungen #Gastarbeiter #65JahreAnwerbeabkommen #Zuwanderung #AlmanyaTürkiyeİlişkileri #İşçiGöçü #Göçün65Yılı #Türkİşçileri #GöçTarihi